akademitarih

EN YENİ MAKALELER

Post Top Ad

Your Ad Spot
Çelebi ÖZTÜRK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çelebi ÖZTÜRK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2021 Çarşamba

MEKTUP EDEBİYAT DERGİSİ

Şubat 10, 2021 0

 



Sanata, Kültüre, Edebiyata ve Tarihe Milli Bir Bakış

MEKTUP EDEBİYAT DERGİSİ


Söyleşi: Havva Nur ÖZDEMİR

Mektupedebiyatdergisi.com isimli edebiyat, eğitim, kültür-sanat ve düşünce üzerine yayın yapan internet sitesi Türk Kültürüne milli bir bakış açısı sunuyor. Çok sayıda takipçisi bulunan siteyi isterseniz gelin hep birlikte tanıyalım. Sorularımızın cevabını Genel Yayın Yönetmeni Araştırmacı, Yazar ve Şair Çelebi ÖZTÜRK’en alıyoruz.

Kim Bunlar?

Öztürk ve yayın ekibi Mektup Edebiyat Dergisi’nin yayın ilkelerini şu ifadelerle tanıtıyor. “Milli ve manevi değerlere bağlıyız. Devletimizin bekası, ilerlemesi, gelişmesi, kalkınması ve milletimizin refah düzeyinin yükselmesinden yanayız. Bu doğrultuda edepten yana tavır alan, edebiyat, eğitim ve kültür – sanatı araç olarak gören, düşüncelerimizi bu doğrultuda kullanan topluluğuz” diyor.

Türk Edebiyatının gelişmesinden Yana Yayın Politikası

Türk Edebiyatına yeni isimler, yeni eserler kazandırmaktan yana olduklarını ifade eden Öztürk kendilerini şu ifadelerle tanıtmaya devam ediyorlar. “Bu düşünce doğrultusunda bir araya gelerek fikir üretmeyi, bir şeyler öğrenmeyi ve yeni ürünleri Türk edebiyatına kazandırmayı hedefliyoruz. Bunun için her ay toplantılar yapmayı, çeşitli etkinliklerle yazarlarımızı tanıtmayı, imza günleri düzenlemeyi ve buna benzer kültürel etkinliklerle güzel olan girişimlerin en iyisini yapmayı arzuluyoruz.  Türk kültürüne sataşmayla, kavgayla, gürültüyle değil güzel olan şeylerle hizmet etmeyi düşünüyoruz. Bu düşünce çerçevesinde hizmet eden, etmek isteyen herkese kucak açarak dostane duygularla bir arada olmayı düşünüyoruz.” Dedi

Mektup Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Çelebi ÖZTÜRK
 

Neden Mektup?

Mektubun çok önemli iletişim ve kültür kaynağı olduğuna dikkat çeken Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü “ Türk toplumunun önemli iletişim araçlarından mektup, teknolojinin gelişmesiyle hayatımızdan çıkardığımız, yeni neslin unuttuğu önemli bir nostaljidir. Büyük bir heyecanla beklenir, kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzünle karşılanır ve sevdalıların yüreğindeki
yangına su serper. Özlemi, hasreti kavuşturur. Ucu yanık sarı kâğıtların yangın yürekleri söndürdüğü önemli bir buluşmadır mektup. Dostluklara merdiven olan, gönül köprüleri kuran, küslüklere son veren, sessizliğin sesi, gözyaşının mendili olan mektup, büyük bir destek, büyük bir sevinç ve kolektif çalışmayla yayın hayatına merhaba dedi. Toplumsal yaşam konularında uzman isimler, akademisyenler, şair, yazar, araştırmacı, tarihçi, halk bilimci, senarist, sinema ve tiyatro oyuncuları, yönetmen, çocuk edebiyatçıları, kültür-sanat adamları ve yayıncıların katılımıyla geniş bir okur kitlesine ulaşarak, toplumsal gerçekleri unutturan, bilimsel gerçekleri göz ardı eden, milli ve manevi değerlerimizin yozlaşmasına neden olan bütün olumsuzluklara karşı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla geçmişini unutmayan Türk halkının özlemlerine çare olmak için yola çıktık” diyor.

Yozlaşmaya Karşı Mücadele

Basılı ve internet yayınlarıyla toplumu yozlaştıran her türlü yayına karşı ‘milli halk edebiyatı’ düşüncesini öne çıkarmak ve bu düşünce etrafında bir araya gelen edebiyatçılarla yozlaşmaya karşı mücadele etmek için böyle bir yayın kararı aldıklarını ifade eden Şair- Araştırmacı ve Yazar Çelebi Öztürk “ Yayıncılık tekelini kırarak milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, kutsal değerlerine bağlı, vatanını ve bayrağını seven gençlerin yetişmesine kılavuzluk yapabilmek için yayındayız. Türk edebiyatına yeni isimler ve özgün eserler kazandırmak en önemli amacımız” şeklinde konuşan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı “ Yukarda sözünü ettiğimiz yayın ilkelerinde toplumun derdi ile dertlenen herkesi bizi desteklemeye çağırıyoruz. Yayın ilkelerimiz ve ailemize katılmak isteyenler ayrıntılı bilgileri mektupedebiyatdergisi.com adresinden öğrenebilirler” dedi.

Mektup Edebiyat Dergisi Resmi Sitesini
Görmek İçin TIKLAYINIZ


İsim Yapmış Yazarlar

Mektup Edebiyat Dergisi yazar kadrosunun şu isimlerden oluşuyor: Çelebi ÖZTÜRK, Ali KAYBAL, Behiye YILMAZ, Beste BEKİR, Burak SERDENGEÇTİ, Elif YAVAŞ, Hasan CANAT, Opr. Dr. Ahmet DURUKAL, Ömer KARSLI, Sibel Unur ÖZDEMİR, Selma SAYAR, Şener BULCUN, Mehmet Necati DEMİRCAN”

Read More

6 Şubat 2021 Cumartesi

DÎVÂN-Ü LUGĀT’İT-TÜRK’Ü BULAN TARİHÇİ-YAZAR

Şubat 06, 2021 0

 

DÎVÂN-Ü LUGĀT’İT-TÜRK


DÎVÂN-Ü LUGĀT’İT-TÜRK’Ü BULAN TARİHÇİ-YAZAR*


Çelebi ÖZTÜRK

Araştırmacı -Yazar




    Geçtiğimiz 23 Ocak tarihi adı sanı bilinmeyen, doğum tarihi kutlanmayan önemli bir tarihçi ve yazarımızın ölüm tarihiydi! Peki, bu tarihçi yazarın önemi nereden geliyor? Çünkü o bir kültür mirasçısı, geçmişimizle gelecek arasında köprü kurulmasını sağlayan önemli bir zat.


       Türklerin Tarihi binlerce yıl gerisine gider. Hiçbir milletin tarihi bu kadar geriye gitmediğinden olsa Türk Tarihi zenginliğiyle dikkat çeker. Binlerce yıllık tarihi zenginliklerimiz zamanla ortaya çıkıyor: Kimi zaman tesadüflerle kimi zaman özel araştırmalarla ama bu zenginliklerimize ulaşmak her zaman mümkün olmuyor. Tarihi ve kültürel zenginliklerimiz bizim geçmişimizin kültürel izlerini taşırlar. O geçmişten kalan çeşitli kalıntılar o dönemin tarihi, kültürü vs. yaşantıları hakkında bilgi edinmemizi sağlar.

       Kültür mirasları günümüze kolay gelmez. Çünkü yapıları itibariyle kırılgandırlar yani binlerce yıllık hava, güneş, su, nem, ısı, ışık vs. elementlerin tahribatlarına uğrarlar. Zamana karşı direnen kültür varlıklarımız ise bize ulaşabilenlerdir. Bu varlıkların günümüze ulaşımı ise bazı iyi niyetli kültür aşığı insanların varlığı sayesinde oluyor. Bunlar, elde ettikleri kültürel varlıkları korumaya alır. Satmazlar, yok olup gitmesine izin vermez ve göz yummazlar.

       Bu yazımda geçmişimizin geleceğe taşınmasında önemli rol oynayan bir isimden söz etmek istiyorum. Kültür aşığı bu adam düzenli bir eğitim görmemiş, dönemin Osmanlı merkezlerinden biri olan Diyarbakır’da 1854 yılında doğmuştur. Ömrünü coğrafyanın çeşitli yerlerinde görev yaparak geçirmiş; Osmanlıya tabii olan coğrafyayı karış karış gezmiş her gittiği yerde kimsenin bilmediği kitapları toplamıştır. Bazı kitapları ise kendisi kopya ederek kaybolmaktan kurtarmıştır. “Kitaplar onun için bir koleksiyon malzemesi değil, okunarak geçmişi keşfetmenin birer aracıydı. Yaşadığı çağın modernleşme hareketlerine fazla ilgi duymadı. En büyük tutkusu, Osmanlı-Türk geçmişini yeni kuşaklara tanıtmaktı. Bunun için Millet Kütüphanesi`ni kurdu ve kitaplarını milletine bağışladı.”¹ Âlim, telgrafçı, müfettiş, şair, tarihçi, biyografi yazarı ve yayıncı olan bu isim Ali Emîrî Efendi’dir. Doğum ve ölüm tarihi unutulmuş, sıra dışı yaşantısıyla gündeme hiç gelmeyen sayısız kültür aşığı kahramanlarımızdan bir tanesi olarak sessiz sedasız göçüp gitmiştir! Hayatı boyuncu topladığı ferman, berat, Osmanlı padişahlarına ait dîvânlar; tıp, coğrafya, tarih ve tasavvuf konulu kitapları ve hatları kurduğu Millet Kütüphanesine bağışlayarak millete adayan bu büyük insan, toplayıp özenle koruduğu kültür varlıklarımızı bugüne taşıyan önemli bir isimdir.

       Dîvân-Ü Lugāt’it-Türk’ün bulunuşuyla ilgili olarak Türk Dil Kurumu’nun tdk.gov.tr isimli resmi web sitesinde şu bilgiler vardır: “Bugün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesinde olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir. Eserin bulunuşu tamamen bir rastlantı sonucudur. Kitap dostu Ali Emiri’nin bilgisi, dikkati, kitap sevgisi ve çabaları olmasaydı eser bilgisiz ellerce belki de yok edilecek, dilimizin ve kültürümüzün en büyük hazinesinden mahrum kalacaktık”²

       Bu eserin yazılış amacı hakkında Mustafa S. Kaçalin isimli müellif islamansiklopedisi.org.tr web sitesinde şu bilgileri yazıyor: “Kâşgarlı Mahmud tarafından Araplar’a Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazılan ilk Türk dili sözlüğü.”3

       Kâşgarlı Mahmud’un 11. yy. da yazdığı önemli eseri Dîvân-ü Lügât-it-Türk adlı eserini bulup günümüze taşıyan Ali Emîrî Efendi’dir. Bu önemli eser için şöyle der:  ‘’Bu kitabı aldım; eve geldim. Yemeği içmeği unuttum. Bu kitabı sahaf Burhan 33 (altın) liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığındaki elmaslara, zümrütlere değişmem.’’

       Kaynaklarda hiç evlenmediğinden söz edilir. Hayvan sevgisiyle dolu bu insan kitapları ve kedileriyle ömrünü geçirdi ve 23 Ocak 1924 yılında İstanbul’da öldü. Mezarı Fatih Cami haziresindedir.

       Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Kaynak:

¹ İstanbul Araştırmaları Enstitüsü (Ali Emiri Efendi maddesi)

² Türk Dil Kurumu (tdk.gov.tr)

3 islamansiklopedisi.org.tr


*BU ESER MEKTUP EDEBİYAT DERGİSİNDEN İZİN ALINARAK YAYINLANMIŞTIR. DAHA GENİŞ BİLİMSEL VE EDEBİ YAZILARI AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ... 
Read More

Post Top Ad

Your Ad Spot